Anı yaşa
// 22 Kasım, 2009 // Yorum yapılmamış » // düşündüklerim
Çılgın adamları hep sevmişimdir. Dünyayı dolaşan adam, zeplinle keşif yapan adam, 78 model mustang süren adam, yelkenlisiyle denize açılan adam, rüzgar sörfü yapan adam… her çeşitinden çılgın adamları severim.
Bazı çılgınlıkların ucundan ben de nasiplendim. Merak ettiğim konu ise, insanların neden çılgınlık yaptığı, neden çılgınca işlerden hoşlandığı. Öncelikle aklıma ego tatmini geldi.
Hayatında bir kere motorsiklete binen birisi teninde farklı bir rüzgar estiğini fark eder ve o günden sonra başka hiç bir rüzgarın gerçek rüzgar olduğuna inanmaz. Bu yüzden hep daha fazlasını ister, daha iyisini ister. Harley ister, honda ister, jawa ister, ktm ister… ama hep daha fazlasını ister.
78 model mustang kullanan biri, arabasını kırmızı ister ama yetmez. Yarış şeritleri olsun ister, 78 mustang’ini shelby cobra gibi görünsün ister, krom aksesuarlarını ister, deri koltuklar ister hepsini verseniz 4,2 Litre V8 motoru ister… Sahip olduğunda tatmin olmaz, daha klasik, daha kırmızı olsun ister günde 3 öğün cila atar.
Ego tatmini olamaz o zaman, peki ya gösteriş desek? Başkalarına hava atmanın, dikkat çekmenin bir şekli desek? Karizma olmanın anahtarı çılgınlıktan mı geçiyor? Bu sorunun cevabını da bulmakta çok zorlanmadım çünkü 78 model mustang ile 2009 model aston martin db9 yanyana geldiğinde seçim yapmak ne kadar zor anladım. Siz ne kadar çılgın olursanız olun, gittiğiniz uç noktanın karşı noktasında başka bir çılgınlık duruyor olacak. Her yaptığınızın bir karşılığı var zaten yani bunlarla hava atılmaz.
Peki ya nedir şu çılgınlığın amacı? Cevabı buldum. Çünkü ben de çılgınlık yapıyorum, ben de hava atıyorum, ben de egomu tatmin ediyorum. Hepsine yapmama rağmen en mutlu an olduğum çılgınlık yaptığım andı. Ne bir şeyleri farklı yapmış olmak, ne bu yüzden takdir edilmek, ne ilgi odağı olmak, ne de bunlardan dolayı egomun tatmin olması söz konusu değildi. Hayat sadece böyle birşeydi, sadece çılgın yaşamak, iki saniye öncesini ve sonrasını düşünmeden anı yaşamak, bazen her şeyden keyifli geliyordu. Çılgınlığın amacı o anı yaşamaktı, başkası için değil kendin için farklı bir şeyler yapmaktı.

Yorumlar
Popüler Yazılar
Etiketler