<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Güler &#187; kader</title>
	<atom:link href="http://www.emreguler.com/defter/tag/kader/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emreguler.com/defter</link>
	<description>Yapı Tasarımcısı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 00:47:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ah be kader&#8230;</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[birden esti]]></category>
		<category><![CDATA[relay]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[İsteklerimizin peşinde mi koşarız kadere aldırmadan? Yoksa kader midir zaten peşinden koştuklarımız? Sormaya korkuyorum, biz mi seçeriz hayatı yoksa hayat mı bizi? Bir anımı anlatacağım. Küçüktüm, bu yüzden anımın bir kısmını hatırlıyorum, bir kısmını annem tamamlıyor. İstanbul&#8217;un eski mahallelerinden birinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsteklerimizin peşinde mi koşarız kadere aldırmadan? Yoksa kader midir zaten peşinden koştuklarımız? Sormaya korkuyorum, biz mi seçeriz hayatı yoksa hayat mı bizi?</p>
<p>Bir anımı anlatacağım. Küçüktüm, bu yüzden anımın bir kısmını hatırlıyorum, bir kısmını annem tamamlıyor. İstanbul&#8217;un eski mahallelerinden birinde ufak bir evde yaşıyorduk. Ben, iki kardeşim, annem ve babam. Bir apartman dairesinin giriş katıydı. Çok nezih bir yer değildi, bu yüzden komşuluk hakları ile ilgili çok sıkıntı çıkıyordu. Üst katlardan sofra bezi silkeleyenler, çamaşır asanlar, çamurlu ayaklarıyla kapımızdan geçenler&#8230; Sıkıntıların ortasında bendeki de çocukluk ya, üst katta olan balkonlu evleri üstün görüyorum. Bir gün annemle yürüyoruz ve durup şöyle diyorum; Anne bak Allah&#8217;ın bile balkonu var bizim yok, ama merak etme büyüdüğümde ben sana balkonu olan kocaman bir ev yapacağım. Allah&#8217;ın balkonu dediğim yer ise minarenin şerefesi.</p>
<p><span id="more-121"></span>Şimdi bana derler küçükken belliydi böyle işlerle uğraşacağın. Daha kendimi bilmezken baş koymuşum mimarlık yoluna. Ancak insanlar gördüklerinin arkasına pek bakmazlar, yüzeyde görünenlerle yetinmeyi yeterli bulur. Oysa bir zamanlar da bilgisayar üzerine eğitim alacağımdan emindi herkes. bilgisayar ve bilişim dünyasına olan merakımı herkesler bilir, görürdü ve bu çocuk ileride çok başarılı olacak derlerdi.</p>
<p>Ben kadere inanırım, ancak ona hiç teslim olmadım. Hep kendi çizgimi çizmeye çalıştım. Lakin kendi çizgimi ne yöne çizersem çizeyim, çizginin bir ucu kaderden geçiyor. Bu günlerde yoruldum, artık kendi istediklerim bile bana keyif vermiyor. Hayatını dümdüz çizgilerle çizen bu çocuk artık kaderin kalıbına uygun gidiyor, bazen eğri, bazen tırtıklı, bazen de kesikli çizgilerde. Bunca sene çizdiğim çizgiler bunun için miydi diyesi geliyor insanın. Sonunda yine kadare kalacaksam, baştan dolaşmanın anlamı neydi? Ah be kader, yine getirdin bizi bir kavşağın başına, tabelasız gönderiyosun bizi yola.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

