<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Güler</title>
	<atom:link href="http://www.emreguler.com/defter/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emreguler.com/defter</link>
	<description>benimsitem</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 00:48:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Selam olsun bolu beyine</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/selam-olsun-bolu-beyine/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/selam-olsun-bolu-beyine/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 00:48:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[birden esti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Çok şey fark eder oldum, ancak farkına vardıkça az yazmaya başladım. Kimi zaman yoğunluktan diye kendimi avuttum kimi zaman cümleleri bir türlü toparlayamadım. Ne olduysa bir çok şeyi kendime saklar oldum, biraz yabancı oldum.
Tekrar tanıdık olmaya karar verdiğimde kimse beni yadırgamadı. Telefona sarıldım, bilgisayarımın başına oturdum eski bir dostumu aradım, eski bir arkadaşa mesaj attım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok şey fark eder oldum, ancak farkına vardıkça az yazmaya başladım. Kimi zaman yoğunluktan diye kendimi avuttum kimi zaman cümleleri bir türlü toparlayamadım. Ne olduysa bir çok şeyi kendime saklar oldum, biraz yabancı oldum.</p>
<p>Tekrar tanıdık olmaya karar verdiğimde kimse beni yadırgamadı. Telefona sarıldım, bilgisayarımın başına oturdum eski bir dostumu aradım, eski bir arkadaşa mesaj attım. Bir şey istemek için değil, yalnızca halini hatrını sormak için aradım. Sanki uzun zamandır görüşmemişiz gibi değil de, her gün görüştüğümüz biri gibi konuştuk, bu iyi bir şey olsa gerek. Zamanın bizi yabancılaştırmadığının ispatı olsa gerek. Dost her zaman dosttur, yıllarca aramasan da, ihtiyacın olduğunda orda olduğunu bilmek değerini arttırır. Bu değerin yanında, her gün görüşmek elbette çok daha kıymetli, ona lafımız yok.</p>
<p>Kafamda bazı fikirler vardı, endişelerim vardı, kimin aklında yok ki. Şanslı olanlardanım ama ben, ben arada sırada durup suyun dışından bakmasam da kendime, birileri çekip çıkarıyor, bir bak kendi hayatına diyor. Hoş oluyor insan, yaptıklarının değerini anlamak insanı sakinleştiriyor, olgunlaştırıyor.</p>
<p>Güzelliklerin üst üste gelmesi, baharın gelmesi bu olsa gerek, henüz bahar gelmedi biliyorum ancak güzel bir baharın geleceğini şimdiden hissediyorum. İşler yolunda gidiyor, isteklerim yerine geliyor. İlişkilerim güçleniyor, insanları sevme duygum artıyor. Saygınlık görüyorum, karşılığında insanlara verdiğim değer artıyor, ben de onlara saygın olduklarını hissettirmeye çalışıyorum.</p>
<p>Bu dönem benim ustalık eserim olacak, akademik anlamda da sosyal anlamda da çok güzel işlerin altına imza atacağımı düşünüyorum. Neşe ve umutla doluyum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/selam-olsun-bolu-beyine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anı yaşa</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 21:44:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[çılgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Çılgın adamları hep sevmişimdir. Dünyayı dolaşan adam, zeplinle keşif yapan adam, 78 model mustang süren adam, yelkenlisiyle denize açılan adam, rüzgar sörfü yapan adam&#8230; her çeşitinden çılgın adamları severim.
Bazı çılgınlıkların ucundan ben de nasiplendim. Merak ettiğim konu ise, insanların neden çılgınlık yaptığı, neden çılgınca işlerden hoşlandığı. Öncelikle aklıma ego tatmini geldi.
Hayatında bir kere motorsiklete binen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çılgın adamları hep sevmişimdir. Dünyayı dolaşan adam, zeplinle keşif yapan adam, 78 model mustang süren adam, yelkenlisiyle denize açılan adam, rüzgar sörfü yapan adam&#8230; her çeşitinden çılgın adamları severim.</p>
<p>Bazı çılgınlıkların ucundan ben de nasiplendim. Merak ettiğim konu ise, insanların neden çılgınlık yaptığı, neden çılgınca işlerden hoşlandığı. Öncelikle aklıma ego tatmini geldi.</p>
<p>Hayatında bir kere motorsiklete binen birisi teninde farklı bir rüzgar estiğini fark eder ve o günden sonra başka hiç bir rüzgarın gerçek rüzgar olduğuna inanmaz. Bu yüzden hep daha fazlasını ister, daha iyisini ister. Harley ister, honda ister, jawa ister, ktm ister&#8230; ama hep daha fazlasını ister.</p>
<p>78 model mustang kullanan biri, arabasını kırmızı ister ama yetmez. Yarış şeritleri olsun ister, 78 mustang&#8217;ini shelby cobra gibi görünsün ister, krom aksesuarlarını ister, deri koltuklar ister hepsini verseniz 4,2 Litre V8 motoru ister&#8230; Sahip olduğunda tatmin olmaz, daha klasik, daha kırmızı olsun ister günde 3 öğün cila atar.</p>
<p>Ego tatmini olamaz o zaman, peki ya gösteriş desek? Başkalarına hava atmanın, dikkat çekmenin bir şekli desek? Karizma olmanın anahtarı çılgınlıktan mı geçiyor? Bu sorunun cevabını da bulmakta çok zorlanmadım çünkü 78 model mustang ile 2009 model aston martin db9 yanyana geldiğinde seçim yapmak ne kadar zor anladım. Siz ne kadar çılgın olursanız olun, gittiğiniz uç noktanın karşı noktasında başka bir çılgınlık duruyor olacak. Her yaptığınızın bir karşılığı var zaten yani bunlarla hava atılmaz.</p>
<p>Peki ya nedir şu çılgınlığın amacı? Cevabı buldum. Çünkü ben de çılgınlık yapıyorum, ben de hava atıyorum, ben de egomu tatmin ediyorum. Hepsine yapmama rağmen en mutlu an olduğum çılgınlık yaptığım andı. Ne bir şeyleri farklı yapmış olmak, ne bu yüzden takdir edilmek, ne ilgi odağı olmak, ne de bunlardan dolayı egomun tatmin olması söz konusu değildi. Hayat sadece böyle birşeydi, sadece çılgın yaşamak, iki saniye öncesini ve sonrasını düşünmeden anı yaşamak, bazen her şeyden keyifli geliyordu. Çılgınlığın amacı o anı yaşamaktı, başkası için değil kendin için farklı bir şeyler yapmaktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ah be kader&#8230;</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 08:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[birden esti]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[İsteklerimizin peşinde mi koşarız kadere aldırmadan? Yoksa kader midir zaten peşinden koştuklarımız? Sormaya korkuyorum, biz mi seçeriz hayatı yoksa hayat mı bizi?
Bir anımı anlatacağım. Küçüktüm, bu yüzden anımın bir kısmını hatırlıyorum, bir kısmını annem tamamlıyor. İstanbul&#8217;un eski mahallelerinden birinde ufak bir evde yaşıyorduk. Ben, iki kardeşim, annem ve babam. Bir apartman dairesinin giriş katıydı. Çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsteklerimizin peşinde mi koşarız kadere aldırmadan? Yoksa kader midir zaten peşinden koştuklarımız? Sormaya korkuyorum, biz mi seçeriz hayatı yoksa hayat mı bizi?</p>
<p>Bir anımı anlatacağım. Küçüktüm, bu yüzden anımın bir kısmını hatırlıyorum, bir kısmını annem tamamlıyor. İstanbul&#8217;un eski mahallelerinden birinde ufak bir evde yaşıyorduk. Ben, iki kardeşim, annem ve babam. Bir apartman dairesinin giriş katıydı. Çok nezih bir yer değildi, bu yüzden komşuluk hakları ile ilgili çok sıkıntı çıkıyordu. Üst katlardan sofra bezi silkeleyenler, çamaşır asanlar, çamurlu ayaklarıyla kapımızdan geçenler&#8230; Sıkıntıların ortasında bendeki de çocukluk ya, üst katta olan balkonlu evleri üstün görüyorum. Bir gün annemle yürüyoruz ve durup şöyle diyorum; Anne bak Allah&#8217;ın bile balkonu var bizim yok, ama merak etme büyüdüğümde ben sana balkonu olan kocaman bir ev yapacağım. Allah&#8217;ın balkonu dediğim yer ise minarenin şerefesi.</p>
<p>Şimdi bana derler küçükken belliydi böyle işlerle uğraşacağın. Daha kendimi bilmezken baş koymuşum mimarlık yoluna. Ancak insanlar gördüklerinin arkasına pek bakmazlar, yüzeyde görünenlerle yetinmeyi yeterli bulur. Oysa bir zamanlar da bilgisayar üzerine eğitim alacağımdan emindi herkes. bilgisayar ve bilişim dünyasına olan merakımı herkesler bilir, görürdü ve bu çocuk ileride çok başarılı olacak derlerdi.</p>
<p>Ben kadere inanırım, ancak ona hiç teslim olmadım. Hep kendi çizgimi çizmeye çalıştım. Lakin kendi çizgimi ne yöne çizersem çizeyim, çizginin bir ucu kaderden geçiyor. Bu günlerde yoruldum, artık kendi istediklerim bile bana keyif vermiyor. Hayatını dümdüz çizgilerle çizen bu çocuk artık kaderin kalıbına uygun gidiyor, bazen eğri, bazen tırtıklı, bazen de kesikli çizgilerde. Bunca sene çizdiğim çizgiler bunun için miydi diyesi geliyor insanın. Sonunda yine kadare kalacaksam, baştan dolaşmanın anlamı neydi? Ah be kader, yine getirdin bizi bir kavşağın başına, tabelasız gönderiyosun bizi yola.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ah-be-kader/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü adam olma sanatı</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 23:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=117</guid>
		<description><![CDATA[İyilik ve kötülük, bugüne dek birbirinin zıttı sanılır. Değiller aslında. Güzel ve çirkin, yukarı ve aşağı, siyah ve beyaz sayabileceğiniz tüm zıtlıklar aslında zıtlık değil. Bu yazıyı okumadan evvel Albert Enistein&#8217;ın tanrı vardır şeytan yoktur teorisini okumanızı ya da izlemenizi tavsiye ederim.
Aklım erdiğinden beri hayatımı önceden kabul ettiğim kavramlar üzerine yaşamışımdır. Bu tutumum bana bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İyilik ve kötülük, bugüne dek birbirinin zıttı sanılır. Değiller aslında. Güzel ve çirkin, yukarı ve aşağı, siyah ve beyaz sayabileceğiniz tüm zıtlıklar aslında zıtlık değil. Bu yazıyı okumadan evvel Albert Enistein&#8217;ın <a title="tanrı vardır şeytan yoktur" href="http://wolkanca.com/albert-einstein-in-tanri-vardir-seytan-yoktur-teorisi/" target="_blank">tanrı vardır şeytan yoktur</a> teorisini okumanızı ya da <a href="http://www.dailymotion.com/video/x9w96b_albert-einstein-tanry-var-mydyry_tech" target="_blank">izlemenizi </a>tavsiye ederim.</p>
<p>Aklım erdiğinden beri hayatımı önceden kabul ettiğim kavramlar üzerine yaşamışımdır. Bu tutumum bana bazen önyargı sahibi olmam konusunda dezavantaj olarak dönse de yaptığım işlerin çoğunda öznel olmamı sağladı. Bu kavramler elbette çok geniş yelpazelerde ancak ben sizleri bunlarla sıkmayacağım. Sadece bu kavramlar bende var ve bir işim bu kavramlara uymadığında yapacağım iki şey vardır. Önce bu kavrama uymayan durumları değiştirmeye çalışırım. Sonra uymayanları hayatımdan çıkarırım.</p>
<p>Nesne, insan, mekan, an&#8230; ne olursa olsun eğer aklımdaki kavramlarla ters düşüyorsa, düzeltilmeye çalıştığım halde düzelmiyorsa vazgeçerim ondan. Takdir edersiniz etmezsiniz ben böyle yaşıyorum.</p>
<p>Ancak her hareketimiz, her yaşadığımız an kendimize ait değil. Ben böyle yaşıyorum ve başkaları bundan başka türlü etkileniyor. Ben kendime iyi insanım bazılarına kötü, kendime adil, ahlaklı, güzel iyi huyluyum bi başkasına tam tersi. Elbette herkesin ne düşündüğünü toparlayıp bir araya getiremem ancak bu yaşamın içinden çektiğim bazı noktalar var. Bunları sizinle paylaşıyorum.</p>
<p>Baştan başlayalım, ilk harika fikrim okulun bilgisayar sınıfını internet cafe gibi kullanmak. Benim ve arkadaşlarım için mükemmeldi, ancak başkasının parasıyla ve başka amaçlarla alınan bilgisayarları şahsi menfaat ve zevkim için kullanıyordum. Aradan zaman geçti, araba kullanmaya başladım. Küçük yaşıma göre çok iyi şöförlük yapabiliyordum ancak yine yanlış olan bazı şeyler vardı. Büyüdüm ve bir gün nezarete düştüm, işte orda Yeşilçam&#8217;ın bir sahnesine tanık oldum. Parayla, tanıdıkla bir anda neler değişebileceğini gördüm. Biraz daha büyüdüm, sevdim, terkettim. Her birini, her şeyi kendim için yaptım, bilerek, isteyerek. Her birinin bana yararı oldu ancak başkasına verdiği zararlar telafi edilemeyecek kadar fazla ve büyük.</p>
<p>Hayatımın bir çok anında iyiydim ya da bazıları için kötü. Ama kimse ne benim tarafımdan bakmak istedi ne de ben başkasının tarafından. Hoş söyledim ya, bakmak gerekli mi gereksiz mi o da başka bir konu. İşte size kötü adam olma sanatının bir başka yüzü. Kimse kötü olmaz, olmaya çalışmaz herkes kendi iyiliğine çalışır, kötülük ise sizin iyiliğinize yaramayan durumlardan ibarettir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi hatırla&#8230;</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 11:04:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[ Bayramların içinde en çok sevdiğim şeker bayramıdır. Tam anlamıyla bayram edilir, ziyafetler çekilir, tatlı yenir tatlı konuşulur. Yapacak işin, vazifenin en az olduğu bayram olduğundan insanlar gerçekten bir birlerini ziyaret ederek, bayram tebriklerini sunarak vakit geçirirler.
Her bayram olduğu gibi büyükler aranır, bayramları tebrik edilir, gönüller tazelenir. Hepimiz yaptık elbette, ancak bu bayram ben size [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/bayram/60905251_3ee78f1f98.jpg" title="" class="shutterset_singlepic73" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-left" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/73__150x150_60905251_3ee78f1f98.jpg" alt="60905251_3ee78f1f98" title="60905251_3ee78f1f98" />
</a>
 Bayramların içinde en çok sevdiğim şeker bayramıdır. Tam anlamıyla bayram edilir, ziyafetler çekilir, tatlı yenir tatlı konuşulur. Yapacak işin, vazifenin en az olduğu bayram olduğundan insanlar gerçekten bir birlerini ziyaret ederek, bayram tebriklerini sunarak vakit geçirirler.</p>
<p>Her bayram olduğu gibi büyükler aranır, bayramları tebrik edilir, gönüller tazelenir. Hepimiz yaptık elbette, ancak bu bayram ben size farklı bir hikaye getirdim. Bayramın gerçekten bayram olduğunu unutmayalım, küçük-büyük, genç-yaşlı, dost-düşman, ayırt etmeden bayramda insanları hatırlamanın önemini bir kez daha düşünelim diye&#8230;</p>
<p>İşletmemizin bulunduğu bir dükkan var, yeri bize ait değil, kiracıyız. Mal sahibi amcamızın bir eşi var Hacer Teyze. Kendileri oldukça yaşlı insanlar. Şimdi 7 yıl kadar öncesine gidiyoruz, 7 yıl önce Hacer Teyze&#8217;nin oğlu kanser tedavisi görüyordu. Ne tür bir tedavi görüyordu hatırlamıyorum, ancak büyük abimle kan grupları çok uyumlu olduğu için abim sürekli donörlük yapıyordu. Ancak uygulanan tedavi başarıya ulaşamadı ve Hacer Teyze oğlunu kaybetti. O günden beri de abimi oğlu gibi sever. Bayramlarda sevdiklerimizi hatırlarız ya, hacer teyze de her bayram yaşlı bedenine aldırmadan, dükkana gelir. Çok zorlandığı için merdivenleri çıkamaz, kapıdan abimi çağırır. Bayramını kutlar ve her bayram yaptığı gibi bir çift çorap getirir, çoğunlukla kendi örmüş olduğu çoraplar.</p>
<p>Bu bayramda abimlere yardımcı oluyordum ve bu sahneye ilk defa tanıklık etmiş oldum. Hacer Teyze&#8217;nin çok hasta ve yaşlı olmasına rağmen bayramın hatrına sevdiği insanları böylesine hatırlaması beni gerçekten etkiledi. Ben de bu gün oturdum, eskiden de olsa iyi vakit geçirdiğim insanlara birer mesaj attım. Bayramlarını kutladım, içlerinde hiç konuşmadığım, kavga ettiğim insanlar da vardı. Ama eski günlerin hatrına onlara bir iyi niyet gösterisi olarak işaret gönderdim.</p>
<p>Hepinizin, hepimizin bayramı kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nerdeydim ben?</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/gorduklerim/nerdeydim-ben/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/gorduklerim/nerdeydim-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 19:13:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[gördüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[fethiye]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[ölü deniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin hayatından zevk almadan yaşadığı dönemleri olmuştur. Geçtiğimiz okul dönemi benim için öyleydi, bir çok talihsiz olay yaşadım hepsi de üst üste geldi. Küçüklükten beri yaramazlık yaptığımdan düştüğümde kalkmasını iyi bilirim. Ne yaşadıysam hepsini bir bir atlattım, önce işi kafamda bitirdim elbette sonra da yaz tatilini fırsat bilip endoplazmik retikulumuma kadar dinlenmiş olmak için güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin hayatından zevk almadan yaşadığı dönemleri olmuştur. Geçtiğimiz okul dönemi benim için öyleydi, bir çok talihsiz olay yaşadım hepsi de üst üste geldi. Küçüklükten beri yaramazlık yaptığımdan düştüğümde kalkmasını iyi bilirim. Ne yaşadıysam hepsini bir bir atlattım, önce işi kafamda bitirdim elbette sonra da yaz tatilini fırsat bilip endoplazmik retikulumuma kadar dinlenmiş olmak için güzel bir tatil planladım.</p>
<p>İlk durağım Adana&#8217;nın güzel bir ilçesi olan Kozan&#8217;dı. Adana Mimarlar Odası&#8217;nın düzenlemiş olduğu bir organizasyonla Kozan&#8217;a gittim ve çok eğlenceli günler geçirdim. Görevimiz Yaver&#8217;in Konağı&#8217;nın bulunduğu bölgede yapıları estetik bir bağlam oluşturacak şekilde elden geçirmekti. İşin görev kısmını zaten katılan herkes hakkıyla yerine getirdi. Ben size eğlenceden bahsedeyim. Kozan&#8217;daki tek otel olan Avşaroğlu Otelde kaldık, külah dolusu dondurmayı 25 kuruşa aldık, her gece alem yaptık, her gün sıcakta kavrulduk, otelde doğru dürüst duş alamadığımız için bahçe hortumuyla yıkandık hep, bize tahsis edilen açık havuzda havamızı bulmuştuk ki, kız-erkek birlikte girdiğimiz için havuzdan mahrum kaldık. Go-Kart araçları ile karting yaptık, bu arada yaptığımız tüm yarışmalarda birinci gelerek damgamı vurdum. Adanaya gittin de kebap yemeden mi geldin demeyin onu sona sakladım. 5m uzunluğunda bir kebap yedim ki sormayın. Hala tadı damağımda, tüm kozan macerası bir yana o kebapı yemek için bile Adana&#8217;ya tekrar gidilir. Şırdan ve Bici bici de yemeyi unutmadım. Bici bici çocukluğumdaki meybuz sevdamı hatırlatarak güzel bir yerde kalsa da aklımda şırdanı bi daha yiyeceğimi sanmıyorum</p>

<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dsc_0004.jpg" title="" class="shutterset_singlepic54" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-left" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/54__250x210_dsc_0004.jpg" alt="dsc_0004" title="dsc_0004" />
</a>
  
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/100_1271.jpg" title="" class="shutterset_singlepic38" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/38__250x210_100_1271.jpg" alt="100_1271" title="100_1271" />
</a>

<p>Güzel olan her şeyin bir sonu var elbette, Adana macerası bitti ama bizim eğlence beklentimiz bitmedi diye kozan maceramız boyunca beni peşinden koşturan kızın peşinden gittim, kendimi Antalya&#8217;da buluverdim. Hani anlatıyorum onu yaptım bunu yaptım diye, ama günler geçiyor bu arada. Gezdim tozdum, kızarmış dondurma yedim derken vaktimiz dolmaya yakın Fethiye&#8217;ye geçtim. Etrafı çok beğendim, heleki ölü denizde bir vakit geçirdim. Ben hayatım boyunca böyle deniz sefası yapmamıştım.</p>

<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dsc09879.jpg" title="" class="shutterset_singlepic46" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-left" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/46__250x240_dsc09879.jpg" alt="                               " title="                               " />
</a>
  
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dsc09880.jpg" title="" class="shutterset_singlepic47" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/47__250x240_dsc09880.jpg" alt="                               " title="                               " />
</a>

<p>Hep gezdim, hep gördüm de sıcaklar beni bitirdi. Ben de abimle kalkıp Samsun&#8217;a gittim. Aile büyükleri memleketteler tabi ziyaret etmek lazım. Memleketimin yaylalarına çıktım. Yazın ortasında çıktım, -5 derecede kamp yaptım. Akdağın suyundan içtim ferahladım. Sonra kalktım gittim Armutlu&#8217;ya. Yalovada bir sahil kasabası, marmara denizine uzanan bir burun. 15 gün boyunca deniz sefası yaptım. Kafa dinledim. Sonra yine kalktım geldim İstanbul&#8217;a, gönlümdeki şehre.</p>

<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dsc09964.jpg" title="" class="shutterset_singlepic49" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-left" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/49__250x240_dsc09964.jpg" alt="                               " title="                               " />
</a>
  
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dsc09995.jpg" title="" class="shutterset_singlepic53" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/53__250x240_dsc09995.jpg" alt="                               " title="                               " />
</a>

<p>İstanbul&#8217;u severim, benim şehrim ne de olsa. Ama dilime bir şarı takıldı son zamanlarda &#8220;<em>İzmir&#8217;in yollarında çiçekler açar.</em>&#8221; diyordu. Hazır bekleyenim de vardı İzmir&#8217;de. Kalktım gittim, baştan sona gezdim cumhuriyet kentini, öylesine beğendim ki, hayır hayır şehri değil insanlarını beğendim. İstanbuldaki sosyal yozlaşmanın zerresi uğramamış daha izmire. İnsanlar saygılı, hoşgörülü ve güleryüzlü. Ben de yüreğimde unuttuğum sözcükleri, duyguları tamamladım öyle geldim İstanbul&#8217;uma.</p>
[SinglePic not found]  
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/yaz/dscn0274.jpg" title="" class="shutterset_singlepic57" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-right" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/57__250x240_dscn0274.jpg" alt="          " title="          " />
</a>

<p>İşte böyle geçti koca bir yaz, aynı sözcükler gibi deyimler gibi.<em> Her karanlık gecenin bir aydınlık sabahı vardır</em> demiş. Talihsiz bir senenin ardından aydınlık bir yaz. Evime geldim tekrar, eskisi gibi tekrar.</p>
<p>Sağlıcakla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/gorduklerim/nerdeydim-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben var yazmak</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ben-var-yazmak/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ben-var-yazmak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 12:49:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[birden esti]]></category>
		<category><![CDATA[emre]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[
Ben okumak mimar okul
Herkes bilmek
Final dönem var gelmek
Zaman olmak yok
Ben var yazmak blog
Bitmek var yakın
Gelmek var ben geri
Sonra var yazmak bol
Siz var beklemek
Ben var proje -mek

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Ben okumak mimar okul</li>
<li>Herkes bilmek</li>
<li>Final dönem var gelmek</li>
<li>Zaman olmak yok</li>
<li>Ben var yazmak blog</li>
<li>Bitmek var yakın</li>
<li>Gelmek var ben geri</li>
<li>Sonra var yazmak bol</li>
<li>Siz var beklemek</li>
<li>Ben var proje -mek</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/ben-var-yazmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mimar olurken&#8230;</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/mimar-olurken/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/mimar-olurken/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 23:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[birden esti]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeşehir]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[bu defa anlatmak istediklerimizi biraz görselleştirelim bakalm nasıl olacak&#8230;

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bu defa anlatmak istediklerimizi biraz görselleştirelim bakalm nasıl olacak&#8230;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-79" title="photoblog1" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/uploads/2009/04/photoblog1.jpg" alt="photoblog1" width="550" height="3875" /><img class="aligncenter size-full wp-image-80" title="photoblog2" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/uploads/2009/04/photoblog2.jpg" alt="photoblog2" width="550" height="3359" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/birden-esti/mimar-olurken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Shakespeare ders anlatıyor</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/mimari/shakespeare-ders-anlatiyor/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/mimari/shakespeare-ders-anlatiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 20:28:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[akademi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Niye bir öğrenci dersi dinlemez? Neden sınava çalışmaz? Bunun bir çok çeşidi var elbette, benim fikirlerimi belirtmek istediğim cevabı ise çok manidar. Eğitimci yeterli donanıma sahip olmadığı için çalışmaz. Tabi eğitimin temel mantığına aykırı bir durum, bir tezat oluştursa da bu gün güzel ülkem koşullarında ve bir üniversite eğitim seviyesinde bu durum mevcut ne yazık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Niye bir öğrenci dersi dinlemez? Neden sınava çalışmaz? Bunun bir çok çeşidi var elbette, benim fikirlerimi belirtmek istediğim cevabı ise çok manidar. Eğitimci yeterli donanıma sahip olmadığı için çalışmaz. Tabi eğitimin temel mantığına aykırı bir durum, bir tezat oluştursa da bu gün güzel ülkem koşullarında ve bir <span style="color: #00ffff;">üniversite eğitim seviyesinde</span> bu durum mevcut ne yazık ki. Aşağı yukarı 6-7 haftalık bir dersten sonra <span style="color: #00ffff;">sadece ders notlarına yansımış</span> anlatımlardan yola çıkarak bir öğrenci gözüyle olayı irdeleyelim:</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Yapılara su sağlamak için öncelikle bağımsız bir su kaynağı gerekir.</span></li>
</ul>
<p>Anlamsız bir ifade bağımsız su kaynağı ne demek, belli ki hoca bir açıklama getirememiş, kitabın birinden almış ifadeyi yapıştırmış. Bunu yaparken insan tekabülündeki paragrafı da okur ama bizim için söylem havada kalsa da olur. Ne de olsa hepimiz sınava ezbere giriyoruz değil mi?</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Boru su iletim elemanıdır.</span></li>
</ul>
<p>Böyle bir ifade kullanınca insanın içinde fesatlık, hadi fesatlığı geçtim, argo çağrışımlar yapmaması elde değil. Sen dersin ortasında boru su iletim elemanıdır diye açıklama yapıyorsan biz artık kalkıp gidelim. Bizden ne mimarı olucak. Derste bunu söyleyen birisi için kimse hata yaptı, ağzından kaçtı demesin basbayağı ilkokul yıllarında zannediyor bizi hala. Lisede sen kalk vazonun uzayda kapladığı alanı integral kullanarak hesapla ondan sonra sana boru su iletim elemanıdır diye ders anlatsınlar?  Pardon?</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Vana: bizim kullanabildiğimiz, evimizdeki vana</span></li>
</ul>
<p>Bizim evdeki &#8220;vana&#8221;ysa tamam ya hatırladım. Hani böyle çevriliyo dimi, bari açıklamasını yapmayalım. Gına geldi artık. Boru için söylediklerim bunun yanında hafif kalıcağından ağzımı açmıyorum. Ama giderek dersin kalitesi düşüyor galiba.</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Sızıntının önelnmesi için sızıntı yapmayan malzeme kullanılması gerekir.</span></li>
</ul>
<p>Çekirke bir zıplar iki zıplar , eğer bir eğitimci hala tanımlarda özneyi kullanıyorsa bize eğitim vermek yerine kesinlikle Türkçe dersleri almaya başlaması gerekir. Eğer sınavda tanım sorusu gelirse cevaplarım da bu şekilde olucak. Temiz suyu taşımak için temiz su taşımaya uygun boru, atık suyu taşımak için atık su taşımaya uygun boru, yangından korunmak için yangında koruma sağlayan malzeme. ahh, okulu elinde silahı olan biri bassa da ilk kurşuna ben atlasam da kurtulsam bu dersten.</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Yangın bir yanma olayıdır ve yakıt gerektirir. (yanan bir şey)</span></li>
</ul>
<p>Yanan bir şey + yakıt+ yaktıran bir şey&#8212;&#8211;yanma olayı&#8212;&#8212;&gt;yangın + zarar + duman + itfayie nerde?  bütün kimya alt üst oldu gördün mü?</p>
<ul>
<li><span style="color: #ffcc00;">Yangında yakıt önemlidir, yakıt bittiğinde yanma da biter.</span></li>
</ul>
<p>Ah tamam o zaman hadi oturup bekleyelim yakıt bitsin, sonra işimize bakarız. Birden aklıma askeriye geldi, &#8220;ışığı açın yandığını görün&#8221; ya da &#8220;musluğu açın, suyun aktığını görün&#8221; henüz askeriyede bunları canlı canlı deneyimleme fırsatım olmadıysa da sağolsun eğitimcilerimiz (!) bize derste bunu yaşatıyor.</p>
<p>Şimdi diyebilirsiniz ki bunlar hatadır, yanlıştır her insan yapabilir. Hayır efendim, eğitim sektöründe işler böyle yürümüyor, sınavda aynı soru bize yöneltilmiş olsa ve biz aynı cevabı versek düşünün neler olur?  Tam dersi dinliyorsunuz odaklanmışsınız ve bir anda bu tür ifadelerle karşılaşıyorsunuz? Ne yapardınız. Çok basit bir şekilde anlamsız ifadeleri çözüp anlamlı birer cümle haline getirmeye çalışmak yerine cep telefonunuzu, playstationunuzu çıkarır oyun oynarsınız, sınavdan önce de alır kitabı çalışırsınız eğitimcinin size vermediği cevapları siz ona verirsiniz. Eh peki, ne diye yüksek notlar alamazsınız, madem kendiniz öğrendiniz? =) Siz öğrendiniz çünkü =)</p>
<p>Tabi sözüm meclisten dışarı, bu günlere gelmemi sağlayan öğretmenlerimin ve canla başla çalışan tüm eğitimcilerin ellerinden öperim.</p>
<p>Saygılar,</p>
<p>Emre Güler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/mimari/shakespeare-ders-anlatiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LifeStream Türkçe</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/web-script/lifestream-turkce/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/web-script/lifestream-turkce/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2009 13:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[web-script]]></category>
		<category><![CDATA[lifestream]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Websayfam üzerine düzenleme yaparken şu anda kullandığım temayla tanıştım, türkçeleştirmesini yapıp kullanmaya başladım. Tema ile birlikte güzel bir eklentiyle daha tanışmış oldum, LifeStream isimli eklenti. Facebook, youtube, flickr&#8230; gibi siteleri hepimiz sıkça kullanıyoruz ancak hepsinde farklı hesaplar farklı kullanıcı adları derken kimliklerimiz karma karışık oluyor. Blog mantığıyla takipçimiz olanlar ise hepsine ulaşmak istiyorlar öyle ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Websayfam üzerine düzenleme yaparken şu anda kullandığım temayla tanıştım, türkçeleştirmesini yapıp kullanmaya başladım. Tema ile birlikte güzel bir eklentiyle daha tanışmış oldum, LifeStream isimli eklenti. Facebook, youtube, flickr&#8230; gibi siteleri hepimiz sıkça kullanıyoruz ancak hepsinde farklı hesaplar farklı kullanıcı adları derken kimliklerimiz karma karışık oluyor. Blog mantığıyla takipçimiz olanlar ise hepsine ulaşmak istiyorlar öyle ise onlara istediklerini verelim. LifeStream eklentisi tam anlamıyla bunu yapmamızı sağlayacak, kullandığımız sitelerdeki hesaplarımızın beslemelerini (feed) alıp wordpress&#8217;imizde bir bileşen (widget) olarak göstermemizi sağlayacak.</p>
<p>Bende aldım kurdum güzelce, baktım dil seçenekleri arasında Türkçe yok, elim değişmişken Türkçeleştirivereyim dedim =) NextGEN galeri&#8217;den sonra ikinci Türkçeleştirme girişimine de el atmış oldum. Eklenti için<span style="color: #ffff00;"> <span style="text-decoration: underline;"><a href="http://wordpress.org/extend/plugins/lifestream/">wordpress extend lifestream</a> </span></span>sayfasına göz atabilirsiniz.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Nasıl Türkçeleştiririm:</p>
<p>Yine çok basit iki adımımız var:</p>
<ul>
<li>1-<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ffff00;"><strong><a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/uploads/2009/04/lifestream-tr_tr.zip"> lifestream-tr_TR.zip</a></strong> </span></span>dosyasını bilgisayarına indirin ve açın.</li>
<li>2-Arşivden çıkan <span style="color: #ffff00;"><strong>lifestream-tr_TR.mo</strong></span> ve <span style="color: #ffff00;"><strong>lifestream-tr_TR.po</strong></span> dosyalarını eklentiler klasöründe <span style="color: #ffff00;"><strong>../lifestream/locales/</strong></span> klasörüne atın ve lifestream eklentisini türkçe kullanmaya başlayın.</li>
</ul>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p><span style="font-size: x-small;"><span style="color: #ff0000;"><em>Not: Dil değişkenleri tamamen Türkçeleştirilmiş olsa da eklenti henüz geliştirilme safhasında olduğundan karşınıza çevirisi yapılmamış kısımlar çıkacaktır. Eğer ileriki sürümlerde değişkenlerle çözülmez ise bizde ona göre çareler düşünürüz.</em></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/web-script/lifestream-turkce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
