Emre Güler

www.emreguler.com

Orospu çocuğu taksici

Pek komik olmasa da anlamlı (!) bir fıkra anlatmak istiyorum size;

Gelir ve kültür seviyesi yüksek bir ailenin, terbiyeli olması beklenen bir çocuğu varmış, ancak çocuk fırlamanın tekiymiş, ağzı çok iyi laf yaparmış, laf sokmak da en güzel hobisiymiş. Gel zaman git zaman, servisteki arkadaşları yolculuklarından şikayet edince çocuğu okula taksiyle göndermeye başlamışlar. Taksiciye de tembihlemişler, ne olursa olsun çocukla konuşma diye.

Taksici amca (!) dayanamayıp uzun yolda çocuğa sorular sormaya başlamış;

  • taksici: evladım annen baban doktor olsa sen ne olurdun?
  • velet: doktor olurdum
  • taksici: evladım annen mühendis baban mimar olsa ne olurdun?
  • velet: işletmeci olurdum…

vesaire şeklinde giden uzun bir soru serüveni başlamış, artık çileden çıkan taksici amca çocuğa en son “evladım annen orospu baban da pezevenk olsa ne olurdun?” diye sormuş. Velet de taksici olurdum diye yapıştırmış.

Bu gün ben de o taksiciyle karşılaştım. Sirkeciden Cağaloğluna doğru çıkan cadde üzerindeyiz, trafik sıkışık, adım adım ilerliyor, sollama gibi bir lüksün ya da ihtimalin olmadığı bir yolda arkamdan çıkan taksici karşı şeride geçip ilerilerde güzel bir yer bulmak istedi kendine, ancak karşısına teretuvarlar çıkınca vaz geçti ve bizim olduğumuz şeride dönmeye karar verdi. Ben de kimseye hak geçmesin diye taksiciye eski yerine dönmesi için izin verdim yani yola benden sonra girmesine. Ancak taksici bu kadar çaba gösterdim, ilerilere gidemediysem senin önüne geçeyim diye ısrar etti. Ben de internet ortamında gülümseme ikonu bulunmayan hareketler yaptım. Arkamdaki araç da arkadaşa pek şefkat göstermeyince zorlayarak girdiği aradan sen gel benim arka tampona dokun. Araçtan indiğim anda arka tamponumda çizik dahi olmadığı görülüyordu, bir şey olmadığını görüp şöför koltuğuna doğru yönelmiştim ki, niye yol vermiyorsun lan şeklinde başlayan bir gürültü arkamdan yaklaşmaya başlayınca ben de ister istemez tekrar arkamı dönüp arkadaşı sakinleştirmek üzere aile fertlerine sevgilerimi ilettim. Ehliyetini ve ruhsatını isteyip rapor tutmak istedim. Ne olduysa ondan sonra oldu, birden arabasına binip annesine kaçtı. Ben de telefonla devlet babasını arayıp, 34 TDH 57 numaralı plakasını bildirdim.  Taksicilere karşı eser miktarda saygım ve hoşgörüm varıdır, ancak başkalarının hakkına tecavüz edip kendini haklı gören piç kurusu değil taksici, cumhur başkanı olsa tanımam. Herkes hakkıyla gidecek.

İstanbul’daki bir elin parmağını geçmeyen ve işini layığıyla yapan taksicileri tenzih ederim. Kalan kısmına ise bazı kalıplaşmış küfürlerden oluşan ve üzerine arkadaşlar arasında türettiğimiz bazı küfürleri eklediğimiz bir küçük kupleyi ikram ederim.

Thanks for Reading... Please Post Your Comments Below

Facebook'tan gelen yorumlar:

  1. Hasan diyor ki:

    Orospuya sormuşlar oğlun ne olsunsun istersin diye oda taksici olsun isterim demiş :)