Kötü adam olma sanatı

// 27 Ekim, 2009 // düşündüklerim

İyilik ve kötülük, bugüne dek birbirinin zıttı sanılır. Değiller aslında. Güzel ve çirkin, yukarı ve aşağı, siyah ve beyaz sayabileceğiniz tüm zıtlıklar aslında zıtlık değil. Bu yazıyı okumadan evvel Albert Enistein’ın tanrı vardır şeytan yoktur teorisini okumanızı ya da izlemenizi tavsiye ederim.

Aklım erdiğinden beri hayatımı önceden kabul ettiğim kavramlar üzerine yaşamışımdır. Bu tutumum bana bazen önyargı sahibi olmam konusunda dezavantaj olarak dönse de yaptığım işlerin çoğunda öznel olmamı sağladı. Bu kavramler elbette çok geniş yelpazelerde ancak ben sizleri bunlarla sıkmayacağım. Sadece bu kavramlar bende var ve bir işim bu kavramlara uymadığında yapacağım iki şey vardır. Önce bu kavrama uymayan durumları değiştirmeye çalışırım. Sonra uymayanları hayatımdan çıkarırım.

Nesne, insan, mekan, an… ne olursa olsun eğer aklımdaki kavramlarla ters düşüyorsa, düzeltilmeye çalıştığım halde düzelmiyorsa vazgeçerim ondan. Takdir edersiniz etmezsiniz ben böyle yaşıyorum.

Ancak her hareketimiz, her yaşadığımız an kendimize ait değil. Ben böyle yaşıyorum ve başkaları bundan başka türlü etkileniyor. Ben kendime iyi insanım bazılarına kötü, kendime adil, ahlaklı, güzel iyi huyluyum bi başkasına tam tersi. Elbette herkesin ne düşündüğünü toparlayıp bir araya getiremem ancak bu yaşamın içinden çektiğim bazı noktalar var. Bunları sizinle paylaşıyorum.

Baştan başlayalım, ilk harika fikrim okulun bilgisayar sınıfını internet cafe gibi kullanmak. Benim ve arkadaşlarım için mükemmeldi, ancak başkasının parasıyla ve başka amaçlarla alınan bilgisayarları şahsi menfaat ve zevkim için kullanıyordum. Aradan zaman geçti, araba kullanmaya başladım. Küçük yaşıma göre çok iyi şöförlük yapabiliyordum ancak yine yanlış olan bazı şeyler vardı. Büyüdüm ve bir gün nezarete düştüm, işte orda Yeşilçam’ın bir sahnesine tanık oldum. Parayla, tanıdıkla bir anda neler değişebileceğini gördüm. Biraz daha büyüdüm, sevdim, terkettim. Her birini, her şeyi kendim için yaptım, bilerek, isteyerek. Her birinin bana yararı oldu ancak başkasına verdiği zararlar telafi edilemeyecek kadar fazla ve büyük.

Hayatımın bir çok anında iyiydim ya da bazıları için kötü. Ama kimse ne benim tarafımdan bakmak istedi ne de ben başkasının tarafından. Hoş söyledim ya, bakmak gerekli mi gereksiz mi o da başka bir konu. İşte size kötü adam olma sanatının bir başka yüzü. Kimse kötü olmaz, olmaya çalışmaz herkes kendi iyiliğine çalışır, kötülük ise sizin iyiliğinize yaramayan durumlardan ibarettir.

Yorum ekle