<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Emre Güler &#187; düşündüklerim</title>
	<atom:link href="http://www.emreguler.com/defter/category/dusunduklerim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emreguler.com/defter</link>
	<description>benimsitem</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Aug 2010 22:46:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Orospu çocuğu taksici</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/orospu-cocugu-taksici/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/orospu-cocugu-taksici/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 22:46:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[orospu çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[taksici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Pek komik olmasa da anlamlı (!) bir fıkra anlatmak istiyorum size; Gelir ve kültür seviyesi yüksek bir ailenin, terbiyeli olması beklenen bir çocuğu varmış, ancak çocuk fırlamanın tekiymiş, ağzı çok iyi laf yaparmış, laf sokmak da en güzel hobisiymiş. Gel zaman git zaman, servisteki arkadaşları yolculuklarından şikayet edince çocuğu okula taksiyle göndermeye başlamışlar. Taksiciye de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pek komik olmasa da anlamlı (!) bir fıkra anlatmak istiyorum size;</p>
<p>Gelir ve kültür seviyesi yüksek bir ailenin, terbiyeli olması beklenen bir çocuğu varmış, ancak çocuk fırlamanın tekiymiş, ağzı çok iyi laf yaparmış, laf sokmak da en güzel hobisiymiş. Gel zaman git zaman, servisteki arkadaşları yolculuklarından şikayet edince çocuğu okula taksiyle göndermeye başlamışlar. Taksiciye de tembihlemişler, ne olursa olsun çocukla konuşma diye.</p>
<p>Taksici amca (!) dayanamayıp uzun yolda çocuğa sorular sormaya başlamış;</p>
<ul>
<li>taksici: evladım annen baban doktor olsa sen ne olurdun?</li>
<li>velet: doktor olurdum</li>
<li>taksici: evladım annen mühendis baban mimar olsa ne olurdun?</li>
<li>velet: işletmeci olurdum&#8230;</li>
</ul>
<p>vesaire şeklinde giden uzun bir soru serüveni başlamış, artık çileden çıkan taksici amca çocuğa en son &#8220;evladım annen orospu baban da pezevenk olsa ne olurdun?&#8221; diye sormuş. Velet de taksici olurdum diye yapıştırmış.</p>
<p>Bu gün ben de o taksiciyle karşılaştım. Sirkeciden Cağaloğluna doğru çıkan cadde üzerindeyiz, trafik sıkışık, adım adım ilerliyor, sollama gibi bir lüksün ya da ihtimalin olmadığı bir yolda arkamdan çıkan taksici karşı şeride geçip ilerilerde güzel bir yer bulmak istedi kendine, ancak karşısına teretuvarlar çıkınca vaz geçti ve bizim olduğumuz şeride dönmeye karar verdi. Ben de kimseye hak geçmesin diye taksiciye eski yerine dönmesi için izin verdim yani yola benden sonra girmesine. Ancak taksici bu kadar çaba gösterdim, ilerilere gidemediysem senin önüne geçeyim diye ısrar etti. Ben de internet ortamında gülümseme ikonu bulunmayan hareketler yaptım. Arkamdaki araç da arkadaşa pek şefkat göstermeyince zorlayarak girdiği aradan sen gel benim arka tampona dokun. Araçtan indiğim anda arka tamponumda çizik dahi olmadığı görülüyordu, bir şey olmadığını görüp şöför koltuğuna doğru yönelmiştim ki, niye yol vermiyorsun lan şeklinde başlayan bir gürültü arkamdan yaklaşmaya başlayınca ben de ister istemez tekrar arkamı dönüp arkadaşı sakinleştirmek üzere aile fertlerine sevgilerimi ilettim. Ehliyetini ve ruhsatını isteyip rapor tutmak istedim. Ne olduysa ondan sonra oldu, birden arabasına binip annesine kaçtı. Ben de telefonla devlet babasını arayıp, 34 TDH 57 numaralı plakasını bildirdim.  Taksicilere karşı eser miktarda saygım ve hoşgörüm varıdır, ancak başkalarının hakkına tecavüz edip kendini haklı gören piç kurusu değil taksici, cumhur başkanı olsa tanımam. Herkes hakkıyla gidecek.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki bir elin parmağını geçmeyen ve işini layığıyla yapan taksicileri tenzih ederim. Kalan kısmına ise bazı kalıplaşmış küfürlerden oluşan ve üzerine arkadaşlar arasında türettiğimiz bazı küfürleri eklediğimiz bir küçük kupleyi ikram ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/orospu-cocugu-taksici/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anı yaşa</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 21:44:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[çılgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=139</guid>
		<description><![CDATA[Çılgın adamları hep sevmişimdir. Dünyayı dolaşan adam, zeplinle keşif yapan adam, 78 model mustang süren adam, yelkenlisiyle denize açılan adam, rüzgar sörfü yapan adam&#8230; her çeşitinden çılgın adamları severim. Bazı çılgınlıkların ucundan ben de nasiplendim. Merak ettiğim konu ise, insanların neden çılgınlık yaptığı, neden çılgınca işlerden hoşlandığı. Öncelikle aklıma ego tatmini geldi. Hayatında bir kere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çılgın adamları hep sevmişimdir. Dünyayı dolaşan adam, zeplinle keşif yapan adam, 78 model mustang süren adam, yelkenlisiyle denize açılan adam, rüzgar sörfü yapan adam&#8230; her çeşitinden çılgın adamları severim.</p>
<p>Bazı çılgınlıkların ucundan ben de nasiplendim. Merak ettiğim konu ise, insanların neden çılgınlık yaptığı, neden çılgınca işlerden hoşlandığı. Öncelikle aklıma ego tatmini geldi.</p>
<p>Hayatında bir kere motorsiklete binen birisi teninde farklı bir rüzgar estiğini fark eder ve o günden sonra başka hiç bir rüzgarın gerçek rüzgar olduğuna inanmaz. Bu yüzden hep daha fazlasını ister, daha iyisini ister. Harley ister, honda ister, jawa ister, ktm ister&#8230; ama hep daha fazlasını ister.</p>
<p>78 model mustang kullanan biri, arabasını kırmızı ister ama yetmez. Yarış şeritleri olsun ister, 78 mustang&#8217;ini shelby cobra gibi görünsün ister, krom aksesuarlarını ister, deri koltuklar ister hepsini verseniz 4,2 Litre V8 motoru ister&#8230; Sahip olduğunda tatmin olmaz, daha klasik, daha kırmızı olsun ister günde 3 öğün cila atar.</p>
<p>Ego tatmini olamaz o zaman, peki ya gösteriş desek? Başkalarına hava atmanın, dikkat çekmenin bir şekli desek? Karizma olmanın anahtarı çılgınlıktan mı geçiyor? Bu sorunun cevabını da bulmakta çok zorlanmadım çünkü 78 model mustang ile 2009 model aston martin db9 yanyana geldiğinde seçim yapmak ne kadar zor anladım. Siz ne kadar çılgın olursanız olun, gittiğiniz uç noktanın karşı noktasında başka bir çılgınlık duruyor olacak. Her yaptığınızın bir karşılığı var zaten yani bunlarla hava atılmaz.</p>
<p>Peki ya nedir şu çılgınlığın amacı? Cevabı buldum. Çünkü ben de çılgınlık yapıyorum, ben de hava atıyorum, ben de egomu tatmin ediyorum. Hepsine yapmama rağmen en mutlu an olduğum çılgınlık yaptığım andı. Ne bir şeyleri farklı yapmış olmak, ne bu yüzden takdir edilmek, ne ilgi odağı olmak, ne de bunlardan dolayı egomun tatmin olması söz konusu değildi. Hayat sadece böyle birşeydi, sadece çılgın yaşamak, iki saniye öncesini ve sonrasını düşünmeden anı yaşamak, bazen her şeyden keyifli geliyordu. Çılgınlığın amacı o anı yaşamaktı, başkası için değil kendin için farklı bir şeyler yapmaktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/ani-yasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü adam olma sanatı</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 23:37:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=117</guid>
		<description><![CDATA[İyilik ve kötülük, bugüne dek birbirinin zıttı sanılır. Değiller aslında. Güzel ve çirkin, yukarı ve aşağı, siyah ve beyaz sayabileceğiniz tüm zıtlıklar aslında zıtlık değil. Bu yazıyı okumadan evvel Albert Enistein&#8217;ın tanrı vardır şeytan yoktur teorisini okumanızı ya da izlemenizi tavsiye ederim. Aklım erdiğinden beri hayatımı önceden kabul ettiğim kavramlar üzerine yaşamışımdır. Bu tutumum bana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İyilik ve kötülük, bugüne dek birbirinin zıttı sanılır. Değiller aslında. Güzel ve çirkin, yukarı ve aşağı, siyah ve beyaz sayabileceğiniz tüm zıtlıklar aslında zıtlık değil. Bu yazıyı okumadan evvel Albert Enistein&#8217;ın <a title="tanrı vardır şeytan yoktur" href="http://wolkanca.com/albert-einstein-in-tanri-vardir-seytan-yoktur-teorisi/" target="_blank">tanrı vardır şeytan yoktur</a> teorisini okumanızı ya da <a href="http://www.dailymotion.com/video/x9w96b_albert-einstein-tanry-var-mydyry_tech" target="_blank">izlemenizi </a>tavsiye ederim.</p>
<p>Aklım erdiğinden beri hayatımı önceden kabul ettiğim kavramlar üzerine yaşamışımdır. Bu tutumum bana bazen önyargı sahibi olmam konusunda dezavantaj olarak dönse de yaptığım işlerin çoğunda öznel olmamı sağladı. Bu kavramler elbette çok geniş yelpazelerde ancak ben sizleri bunlarla sıkmayacağım. Sadece bu kavramlar bende var ve bir işim bu kavramlara uymadığında yapacağım iki şey vardır. Önce bu kavrama uymayan durumları değiştirmeye çalışırım. Sonra uymayanları hayatımdan çıkarırım.</p>
<p>Nesne, insan, mekan, an&#8230; ne olursa olsun eğer aklımdaki kavramlarla ters düşüyorsa, düzeltilmeye çalıştığım halde düzelmiyorsa vazgeçerim ondan. Takdir edersiniz etmezsiniz ben böyle yaşıyorum.</p>
<p>Ancak her hareketimiz, her yaşadığımız an kendimize ait değil. Ben böyle yaşıyorum ve başkaları bundan başka türlü etkileniyor. Ben kendime iyi insanım bazılarına kötü, kendime adil, ahlaklı, güzel iyi huyluyum bi başkasına tam tersi. Elbette herkesin ne düşündüğünü toparlayıp bir araya getiremem ancak bu yaşamın içinden çektiğim bazı noktalar var. Bunları sizinle paylaşıyorum.</p>
<p>Baştan başlayalım, ilk harika fikrim okulun bilgisayar sınıfını internet cafe gibi kullanmak. Benim ve arkadaşlarım için mükemmeldi, ancak başkasının parasıyla ve başka amaçlarla alınan bilgisayarları şahsi menfaat ve zevkim için kullanıyordum. Aradan zaman geçti, araba kullanmaya başladım. Küçük yaşıma göre çok iyi şöförlük yapabiliyordum ancak yine yanlış olan bazı şeyler vardı. Büyüdüm ve bir gün nezarete düştüm, işte orda Yeşilçam&#8217;ın bir sahnesine tanık oldum. Parayla, tanıdıkla bir anda neler değişebileceğini gördüm. Biraz daha büyüdüm, sevdim, terkettim. Her birini, her şeyi kendim için yaptım, bilerek, isteyerek. Her birinin bana yararı oldu ancak başkasına verdiği zararlar telafi edilemeyecek kadar fazla ve büyük.</p>
<p>Hayatımın bir çok anında iyiydim ya da bazıları için kötü. Ama kimse ne benim tarafımdan bakmak istedi ne de ben başkasının tarafından. Hoş söyledim ya, bakmak gerekli mi gereksiz mi o da başka bir konu. İşte size kötü adam olma sanatının bir başka yüzü. Kimse kötü olmaz, olmaya çalışmaz herkes kendi iyiliğine çalışır, kötülük ise sizin iyiliğinize yaramayan durumlardan ibarettir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/kotu-adam-olma-sanati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi hatırla&#8230;</title>
		<link>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/</link>
		<comments>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 11:04:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Elrohir</dc:creator>
				<category><![CDATA[düşündüklerim]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emreguler.com/defter/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Bayramların içinde en çok sevdiğim şeker bayramıdır. Tam anlamıyla bayram edilir, ziyafetler çekilir, tatlı yenir tatlı konuşulur. Yapacak işin, vazifenin en az olduğu bayram olduğundan insanlar gerçekten bir birlerini ziyaret ederek, bayram tebriklerini sunarak vakit geçirirler. Her bayram olduğu gibi büyükler aranır, bayramları tebrik edilir, gönüller tazelenir. Hepimiz yaptık elbette, ancak bu bayram ben size [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<a href="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/bayram/60905251_3ee78f1f98.jpg" title="" class="shutterset_singlepic73" >
	<img class="ngg-singlepic ngg-left" src="http://www.emreguler.com/defter/wp-content/gallery/cache/73__150x150_60905251_3ee78f1f98.jpg" alt="60905251_3ee78f1f98" title="60905251_3ee78f1f98" />
</a>
 Bayramların içinde en çok sevdiğim şeker bayramıdır. Tam anlamıyla bayram edilir, ziyafetler çekilir, tatlı yenir tatlı konuşulur. Yapacak işin, vazifenin en az olduğu bayram olduğundan insanlar gerçekten bir birlerini ziyaret ederek, bayram tebriklerini sunarak vakit geçirirler.</p>
<p>Her bayram olduğu gibi büyükler aranır, bayramları tebrik edilir, gönüller tazelenir. Hepimiz yaptık elbette, ancak bu bayram ben size farklı bir hikaye getirdim. Bayramın gerçekten bayram olduğunu unutmayalım, küçük-büyük, genç-yaşlı, dost-düşman, ayırt etmeden bayramda insanları hatırlamanın önemini bir kez daha düşünelim diye&#8230;</p>
<p>İşletmemizin bulunduğu bir dükkan var, yeri bize ait değil, kiracıyız. Mal sahibi amcamızın bir eşi var Hacer Teyze. Kendileri oldukça yaşlı insanlar. Şimdi 7 yıl kadar öncesine gidiyoruz, 7 yıl önce Hacer Teyze&#8217;nin oğlu kanser tedavisi görüyordu. Ne tür bir tedavi görüyordu hatırlamıyorum, ancak büyük abimle kan grupları çok uyumlu olduğu için abim sürekli donörlük yapıyordu. Ancak uygulanan tedavi başarıya ulaşamadı ve Hacer Teyze oğlunu kaybetti. O günden beri de abimi oğlu gibi sever. Bayramlarda sevdiklerimizi hatırlarız ya, hacer teyze de her bayram yaşlı bedenine aldırmadan, dükkana gelir. Çok zorlandığı için merdivenleri çıkamaz, kapıdan abimi çağırır. Bayramını kutlar ve her bayram yaptığı gibi bir çift çorap getirir, çoğunlukla kendi örmüş olduğu çoraplar.</p>
<p>Bu bayramda abimlere yardımcı oluyordum ve bu sahneye ilk defa tanıklık etmiş oldum. Hacer Teyze&#8217;nin çok hasta ve yaşlı olmasına rağmen bayramın hatrına sevdiği insanları böylesine hatırlaması beni gerçekten etkiledi. Ben de bu gün oturdum, eskiden de olsa iyi vakit geçirdiğim insanlara birer mesaj attım. Bayramlarını kutladım, içlerinde hiç konuşmadığım, kavga ettiğim insanlar da vardı. Ama eski günlerin hatrına onlara bir iyi niyet gösterisi olarak işaret gönderdim.</p>
<p>Hepinizin, hepimizin bayramı kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emreguler.com/defter/dusunduklerim/herkesi-hatirla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
