Elrohir

25 Oca, 2008

İlk görüşte ayrılık

Elrohir tarafından Geyik| aşk kategorileri altında yazıldı.

Ayrılık İlk görüşte dizlerinin bağının çözülmesi, kanının daha yavaş akması, insanların söylediklerinin daha uzaktan geliyormuşcasına dinlemek ve sadece ona odaklanmak. Bu gerçekten bahsedilmeyen altıncı bir his mi? yoksa özgüvenimizin yazdığı romantik bir film mi?

Yazılan koca bir senaryo. Önce tanışmak için bir kaç sahne, sonra paylaşılan unutulmaz anılar, belki evlilik, belki çocuklar belki de sonsuza dek sürecek saf aşk! Ne olursa olsun mutlu sonla biteceği bellidir ilk görüşte aşk filminin. Tabi artık aşkları, sevmeyi; mutlu sonlara göre değerlendirmeyi çoktan geride bıraktık. Yaşanılır güzellik olarak kaslın aşk, hiç sonuçlanmasa da olur. Peki ya yaşanmayan aşk olur mu? İlk görüşte ayrılığın düşünüldüğü başlamayan bir aşk.

Düşün ki karşında duruyor, tarif etmeye gerek yok ne şekilde çarpıyor kalbin. O kadar eminsin ki daha fazla aramaya gerek olmadığından, o anda bu saf güzelliğe kapılıp gideceksin ki; duyguların sana mutlu anıların paylaşılmadığı romantik bir trajedi yazıyor. Düşündüğün ilk şey umutsuz bir aşk-özgüven eksikliği mi?-bak sen şu oyuna. Oyuna geldin diyelim, duygularını unuttun, her şeyi unuttun hiç bir şey bilmeden aslında. Zaten kendini kaptırmış olsan da bir şey bilmeyerek kaptıracaktın ya neyse. Hayaller, umutlar kısa sürer ya da uzun sürer, yeteri kadar zaman geçti diyelim, unuttun iyice herşeyi.

Başkasına ait olacağına o kadar inandırmışsın ki kendini artık onu düşünmeyi bile bırakmışsın.(umutsuz bir aşktan daha güzel) O kadar ilgi göstermemişsin ki, adını bile öğrenmek için adım atmamışsın. Derken; kader, şans ya da şanssızlık-artık bunlardan hangisiyle ifade ediyorsan-düşün ki oyun oynuyor bunlar sana. Adını bile bilmediğin, yanına geliyor, hayatına giriveriyor! Hem de ne giriyor, öyle bir iyi anlaşıyorsun ki, söküp atmaya kalksan kalbinin yarısı onla gider. Tanışma faslı kısa sürdü, ama zaten ilk görüşte tanışmış olmalıydık. Gerçekten onun iyi biri olduğuna inanmasak kalbimiz böyle çarpmazdı heralde? Güzeldi, akıllıydı, sevecendi, hepsi bir kenara aradığımız her şey vardı onda, aradığımız kişiydi. Öyleyse bu bir romantik trajedi değilmiydi, her şey çok güzeldi. İlk anda hissettiklerimiz, yazgımızın ruhumuzda bıraktığı ılık bir esinti miydi? Öyleyse söyle bana rüzgar neden üşüttün bizi? oyun mu oynuyorsun yeniden? unutturduğun hayalleri getirdiğin gibi önümüze, bu oyun habercisimi ilk görüşte ayrılığın?

Peki söyle rüzgar benim yazgım hangisi, tenimde hissettiğim ılık bir akşam üstü rüzgarı mı? yoksa fısıldadıklarını unuttum diye getirip hayatıma soktukların mı? Söyle rüzgar bu yüzden aşk yaşanır mı?

Etiketler: ,

"İlk görüşte ayrılık" yazısı için 1 yorum yapılmış

1 | merve (:

25 Ocak, 2008 @ 04:37

Avatar

adını koyamadığın, yazının başından beri geveleyip durduğun duygu hayatında olmasaydı şu anki halinden iyi durumda olmycaktın.. bu yazıyı hiç yazmamş olcaktın, başka (sıkıcı)şeylerle uğraşıyo olcaktın muhtemelen.. hayatında hiçbişey değişmemiş, nabzın her zamanki normal seviyesinde atıyo olcaktı.. aşk’ın (ya da ayrılığın) a’sı bile hayatına renk katmaya yetiyo gördüğün gibi.. o yüzden bu durumdan hiç yakınma, vazgeçmeye çalışma, fazla düşünme, kendini de hırpalama.. sadece keyfini çıkar..
ps: iki dakka burnunun dikine gitme çocuk! biliyoruz da konuşuyoruz burda.. (:

Yorum Ekle

Biraz Ben

Birisini tanımanın en iyi yolu taşıdığı kimliklere bakmaktır. Cebimdeki ilk kimlik memur çocuğu olarak dünyaya geldiğimdir. Sonra sokakta oynayan bir çocuk ve mahalle mektebini pek iyi ile bitiren azimli öğrenci. Ardından kocaman bir Kabataş Erkek Lisesi kimliği, en keyiflisi olduğundan hala bizim okul diye bahsederim. Halbu ki şimdi Bahçeşehir Üniversite'sindeyim. Mimar kimliği almaya çalışıyorum.. Biraz ordan biraz burdan kazandığım kimliklerle ben Emre Güler.